1 2 3 4 5

YAZARLAR

BAHAR GELDİ

03 Mart 2013
Yazı Boyutu: A+ A-

Üç mart, benim doğum günüm. Otuz dokuz bitti. Kırktan gün alıyorum artık. Ne hissettiğimi ya da edeceğimi ben de bilmiyorum pek. Sadece, otuzlu yaşlar sanki daha iyiydi, gibi, vesaire.

19 Şubat 2013… İkinci kızım, Baharımız doğdu. Sitemiz bunu haber yaparak, beni de şaşırttı ve sevindirdi. İyi de oldu, çünkü sadece buradan da öğrenenler var. Teşekkürler Duyarlı Kapı!

Ablamın oğlu Mehmet Furkan doğduğunda 2000 yılında, ağlamıştım. Bir bedenden başka bir can yaratmıştı Allah. Ağzına birkaç damla şekerli su damlattılar. İlk yeğenimizdi. Göğsüme bir bebeği ilk yatırışımdı o. Kırk gün bizde kaldı Furkan. Evlerine giderken ağladık hep birlikte. İlk heyecanlarımızı da alıp gitmişti beraber.

Annem, 2009 yılının Aralık ayında vefat etmişti. Ölmeden önceki bizi son ziyaretinde, kırk gün kalmıştı Diyarbakır’da. Şimdi, videolarda gülümseyen yüzü ve kendine has kalın sesi kaldı bize. Son kez konuşamadan kaybettim onu. Kayseri’de o dua ediyordu son saatlerinde: “Fahri beni böyle görmesin”. Ben Diyarbakır’da dua ediyordum: “Annemi son kez göreyim”. Hatta kardeşime telefonda dedim: “Bekler o beni”. Beklemedi, onun duasıydı kabul olan.

İki buçuk yaşındaydı büyük kızım Gazel, cenaze için yola çıktığımızda otobüsle. Onu göğsüme yatırdığımda yolda, saçlarını koklarken, içten içe bir muhasebe yapıyordum: “Bu da büyüyecek, beni çok sevecek elbet, sonra ben de onu bırakıp gideceğim”. Gazel gülümsüyor, diğer yolcularla şakalaşıyordu, ben ömrümün en zor yolculuğunu yaparken.

Gazel, hem ceylan demek, hem de sonbaharda dökülen yaprak. Ona isminin anlamını öğreteceğiz. Ceylan gibi sekerken gençliğinde, dipdiri, capcanlı bir yaprakken, gün gelip sararacağını anlatacağız. Topraktan gelip, bir gün toprağa döneceğinin ve bir gün yine o topraktan dirileceğinin bilinciyle yetişecek fidanımız.

Bahar, yeni geldi daha ailemize. Annemin adı Bahriye’ydi. Adı gibi, deniz rengiydi gözleri, anne mavisiydi. O da toprağa karıştı bir kış günü. 30 Aralık’ta ölmüştü. 31 Aralık gecesi, her yılbaşı onun yaptığı gibi, ışıkları yakıp söndürdük. O kara gecelerden birinde, rüyalarımda onu beklediğim uykularımdan birinde, yatağımın ayakucuna gelip oturdu. Gülümsedi bana masmavi gözleriyle, hüzünle ve konuşmadan… Anladım ki, bu kıyamete kadar bir vedaydı. Rüyalarımda bile onun öldüğünü bileceğim geceler başlıyordu demek…

“Benim adımı koymayın çocuklarınıza” derdi. Onu dinledim. Bahriye, Bahar oldu. Ablası Gazel, ilkbaharda koşan ceylandı, sonbaharda dökülen yapraktı. Bize her mevsim bahar artık. Evimizde hep bahar havası olacak. Ona da öğreteceğiz güzel şeyleri. Yeryüzünde böbürlenerek yürümemeyi, insanları sevmeyi, alçakgönüllü olmayı, duygusallığı öğreteceğiz. Sonbaharı da sevmeyi, ilkbahar kadar… Kışı da sevmeyi, en az yaz kadar…

Ablamın çocuğu doğduğunda ağlamıştım şaşkınlıkla. 2007 yılında ilk çocuğum doğduğunda ise çok gülmüştüm. Neden mi? Hiç bilmiyorum.

Doğum ve ölüm… Ne kadar zıt görünüyor değil mi? Bugün benim doğum günüm. İnsan doğum gününde en çok annesini anımsıyor. Öldüyse annesi, yalnız hissediyor kendini. Yetim, öksüz, yurtsuz, evsiz, barksız…

Kadınına uyguladığı şiddet zirve yapan ülkemde, Allah bana ikinci kız çocuğunu bağışladı. Başımın üstünde yerleri var. Bir annem öldü benim. Ama ben iki anne bırakabilirim giderken. Gözüm gibi bakacağım onlara Allah’ın izniyle. Ne eşime, ne de kızlarıma elimi kaldırmam, kaldıramam ben. Kadın dövmek, sadece zayıflığı gösterir. Eften püften sebeplerle kadınlara şiddet uygulayan tüm erkekleri kınıyorum.

Anne, son satırlarım sana… Evet, ne evlat acısı, ne kardeş acısı yaşadın. Evet, çocuklarının mürüvvetini gördün, her birinden birer torununu aldın kucağına. Ama doğum gününde insanın, bunlar kesmiyor pek. Özledim seni.

Doğurdun, büyüttün, üzerimize titredin. Senden son ayrıldığımda ne kadar ağladığını, evin sana nasıl dar geldiğini de duydum kardeşlerimden. Nur içinde yat. Oğlun iki kız babası. Gazel ve Bahar’a seni anlatacağım. İyi ki doğdum anne. İyi ki tanıdım seni.

Bu haber 1790 kez okunmuştur.
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz Maksimum 1000 karakter
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Yorumlar

20

Onay Bekleyenler

0
  Yükleniyor...